insulindirenci.gen.tr https://www.insulindirenci.gen.tr İnsülin Direnci, Nedir ve Neden Oluşur? tr-TR hourly 1 Copyright 2018, insulindirenci.gen.tr Thu, 21 Mar 2013 00:00:00 +0000 Tue, 11 Dec 2018 00:00:00 +0000 60 İnsülin Direnci Düşüklüğü https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci-dusuklugu.html Tue, 27 Nov 2018 23:26:32 +0000 İnsülin direnci düşüklüğü ne demek anlamak için önce insülinin ne olduğu bilinmelidir. İnsülin adale, yağ ve karaciğer benzeri kan şekerini kullanan dokulara şekerin alınması ve kullanılmasını imkanı sunan, pankrea İnsülin direnci düşüklüğü ne demek anlamak için önce insülinin ne olduğu bilinmelidir. İnsülin adale, yağ ve karaciğer benzeri kan şekerini kullanan dokulara şekerin alınması ve kullanılmasını imkanı sunan, pankreastan salınan bir hormon türüdür. Dokuların içinde insüline direnç var ise şeker dokulara alınıp, kullanılması, yakılması kolay olmaz. Bu vaziyet fazladan insülin salınmasına neden olur. Pankreas fazladan insülin salarak şekerin dokular aracılığıyla kullanılması amaçlı fazla mesai yapar. Çok salınan insülin açlık hissine, fazladan yeme ve atıştırmaya neden olarak bir kısır döngü meydana getirir. Bu vaziyet hem insülin rezervini azaltır hem de kanda gezinen çok insülin ölçüsü obezite, hiperkan basıncı, ateroskleroz benzeri müzmin hastalıkların meydana gelmesi amaçlı uyumlu bir ortam hazırlar. 

İnsülin direnci düşüklüğü  

Meydana gelen kimseler hızlı acıktıkları amaçlı sık ara öğünler ve glisemik indeksi düşük besinler ile beslenmeleri uyumlu olur. Üç temel üç de ara öğün yapılabilir. Fakat insülin direnci olmayan normal vatandaşlara bu yeme tarzı önerilmez. 3 öğün, bu öğünlerden birisi meyve öğünü olabilmektedir, sıhhatli beslenmek amaçlı seçim edilebilir. Örneğin, sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam meyve öğünü (bir yada iki porsiyon meyve). Bizim toplumumuzda akşam yemeğinin yeri belli bir zaman daha çeşitli meydana geldiği amaçlı, akşam yemeği belli bir zaman hafif kapılmak koşuluyla öğle ile akşam koltuk değiştirilebilir. Beslenme yazılımı yaparken bireyin yaşantısı, işi, alışkanlıkları, ağırlığı, insülin direnci durumu benzeri pek çok faktöre bakmak gereklidir, başka bir deyişle beslenme yazılımı kişiye özgü olmalıdır. Herkese benzer rejim yazılımı öneriliyorsa bunun muvaffakiyet talihi fazla değildir. 

İnsülin Direnci DüşüklüğüDirencin nedeni nedir 

Yemeğinizi yedikten az bir zaman daha sonra gıdalar bağırsaklarda parçalanarak şeker parçalarına dönüştürülür, emilip kana ulaşır. Kandaki şekerin adale, karaciğer, beyin ve yağ dokusunda kullanılması gereklidir. Bu dokuların şekerden enerji olarak yararlanabilmeleri amaçlı insülin hormonuna gereksinim var. Pankreastan salgılanan bu hormon kan şekerinin dengelenmesi ile hücre ve dokuların şekeri kullanmasında ciddi rol oynar. Karaciğerin glikoz (şeker) yapımını azaltır, adale ve yağ dokusu aracılığıyla kandan çekilen şeker miktarını arttırır. 

Spor ile insülin direnci düşüklüğü  arasında ne türlü bir bağlantı var 
 
Düzenli spor yapmak ve kilo verme insülin direncini kıran en ciddi faktörlerdir. İtinalı ve gösterişli spor yapanlarda insülin direnci, çok sık sık nadir kalıtımsal hastalıklar dışarısında olmaz. Spor yaparken uyarı edilmesi gerekli olan birtakım hususlar da bulunur. Yeterlidir kalp hızı artışına erişilmeli, hareketler içinde gereğinden sık sık mola verip vücudu soğutmamalı, kişiye uyumlu spor yapılmalıdır. Beslenmede meydana geldiği benzeri egzersiz de kişiye özgü olmalıdır. 
 
İnsülin direnci nasıl denetim altında tutulur 

Özellikle son zamanlarda bürolarda oturarak personel ve egzersiz inşa etmeye vesile bulamayan kişilerde insülin direnci çok sık görülmektedir, bu tabloya iş yerindeki stresi de eklediğimizde hemen hemen kaçınılmaz durumlar oluşur. Baskı, hormonlarda sorun yapan ve bu sebeple kilo alınmasına neden meydana gelen bir etkendir. 
]]>
İnsülin Direnci İlaçları https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci-ilaclari.html Wed, 28 Nov 2018 17:51:11 +0000 İnsülin Direnci ilaçları; İnsülin insan vücudunda bir hormondur. Bu hormon midenin altında bulunan pankreas bezindeki beta hücrelerinden salgılanır. Pankreas bezinde insülin salgılaması kan şekeri seviyesine göre ayarlanır. K İnsülin Direnci ilaçları; İnsülin insan vücudunda bir hormondur. Bu hormon midenin altında bulunan pankreas bezindeki beta hücrelerinden salgılanır. Pankreas bezinde insülin salgılaması kan şekeri seviyesine göre ayarlanır. Kandaki şeker oranın artması ile ilk bir veya iki dakika içerisinde pankreas insülin salgısı hızlı bir şekilde gerçekleşerek ilk faz insülin salgısı meydana getirir. Bu salgılama olayı üç veya yedi dakika kadar sürmektedir.Daha sonrasında ise ikinci faz dediğimiz salgı oluşur ki bu yavaş oluşan bir salgılamadır ve devamlı olarak oluşur. Pankreasın vücuda insülin salgılamasının nedeni yemek yendiğinde kanda artan şeker seviyesini düzenlemek içindir. Vücudumuz kendisi için gerekli olan tüm enerjiyi besinlerden almaktadır. Yemek yenmesi ile bu besinlerin parçalanması bağırsaklarda meydana gelir. Ufak şeker parçalarına dönüşerek bağırsaktan emilimi gerçekleşir ve kan akımı yoluyla vücudumuzda dağılım gerçekleşir. Bu durumda da vücudun enerji sağlaması için kan şekerinin, karaciğer, kas, bey,in ve yağ dokuları başta olmak üzere hepsine gitmesi gerekir. 

Vücutta kandaki şekerin kan içerisindeki hücrelere girmesi pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu sayesinde gerçekleşir. Açıkçası insülin kandaki şeker oranını dengelemek ile görevli bir hormondur. İnsülin hormonu vücudumuzdaki hücrelerin ihtiyacından fazla olarak üretilen kan şekeri vücutta yağ olarak depolayan bir hormona dönüşür. Bu nedenle de insülin direncinin yüksel olması kişilerde kilo alımı veya aşırı yağlanma meydana gelir. 

İnsülin Direnci İlaçlarıİnsülin direnci ilaçları;

İnsülin hormonun düzenli çalışmasının bozulmasından ötürü oluşan insülin direncinde ki rahatsızlık için bir çok ilaç tedavisi uygulanır. Ama bu ilaç tedavilerini yapılabilmesi için öncelikle bu insülin direncinde yaşanan sorunun neden kaynaklandığının belirlenmesi gerekir. Buda HOMA-IR dediğimiz test ile anlaşılan bir hastalıktır. Bu testin yapılması ile hastada oluşan insülin direnci eğer ki genetik ise pek fazla bir tedavi yada iyileştirici seçeneği yoktur. Ama bu insülin direnci aşırı  hareketsiz bir yaşam veya dengesiz ve yanlış beslenmeden kaynaklı bir durum ise gereken tanı ve tedavi ile kontrol altına alınabilmektedir. 

İnsülin direncinde kullanılan ilaçlar;
  • Metformin: insülin direnci olan hastaların başında diyabet hastaları gelmektedir. bu tür hastalarda insülin direncini dengelemek için kullanılan ilaçlardan birsi budur. Diyabet hastalarının yaşamının genelinde oluşacak değişimlerin başında bu ilacı kullanmak gelir. Özellikle şişlik, gaz gibi yan etkileri geçici olan bu ilaçta bulunan HbA1C düzeyleri yaklaşık olarak yüzde bir veya iki civarındadır. Kilo almayı engelleten ve az miktarda da olsa zayıflamaya yardımcı bir ilaçtır. Buda vücutta bulunan kanın içerisindeki şeker seviyesinin düşmesine neden olarak insülin direncinin normal seviyelerde olmasına yardımcı olur.
  • Glitazonlar: HbA1C düşürücü etkisi sayesinde bu ilaç hastaya etkisi yüzde iki civarındadır. Yine kilo alımına, postmenopozal ve sıvı birikimine neden olacak olan bu ilaç kadınlarda ve erkeklerde osteoporotik kırık riskinde artış gibi yan etkiler göstermektedir. Ayrıca kalp yetersizliği gibi hastalıklarda bu insülin direnci ilacının kullanılması sakıncalı ve risklidir. Bu ilaç öğünlerden yani yemeklerden bağımsız olarak günde bir kere kullanılan bir ilaçtır. 
  • Ayrıca zayıflama dengeli ve sağlıklı beslenme gibi sadece bilinçli yaşamanın da insülin direncinde düzen getirdiği de bilinmektedir. Bu tür bir durumun genellikle genetik olmayan insülin direnci rahatsızlıklarında kullanıldığını belirtmekte fayda vardır.
İnsülin direnci ilaçları; oluşturduğu hastalığa göre genetik mi değil mi belirlenmesi ve ona göre ilaç kullanımı yapılması gereken bir rahatsızlıktır. Sağlıkla kalın. 
]]>
Yüksek İnsülin Direnci https://www.insulindirenci.gen.tr/yuksek-insulin-direnci.html Thu, 29 Nov 2018 06:26:59 +0000 Yüksek insülin direnci, son yıllarda karşımıza sıkça çıkan bir hastalıktır. İnsülin direnci, Tip 2 diyabetin gelişmesine yardımcı olan önemli bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığın artmış haline yüksek insülin d Yüksek insülin direnci, son yıllarda karşımıza sıkça çıkan bir hastalıktır. İnsülin direnci, Tip 2 diyabetin gelişmesine yardımcı olan önemli bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığın artmış haline yüksek insülin direnci denir. Glikoz yani şekeri enerji olarak kullanabilmek için insülin hormonuna ihtiyaç duyar. Pankreastan salgılanan karaciğer, yağ dokusu ve kas gibi dokularda insülin hormonuna karşı duyarlılık göstermesi sonunda insülin direnci meydana gelir. Az mı yeyip yinede kilo mu alıyorsunuz Yeterli derecede yeseniz dahi çabuk mu açılıyorsunuz Ya da doygunluk hissi almıyor musunuz Sık sık tatlı yeme ihtiyacı mı duyuyorsunuz Bu şikayetlerin sebebi yüksek insülin direnci olabilir. 

Yüksek insülin direncinin belirtileri:
  • Karşı konamayan kilo artışı
  • Kilo vermekte zorlanma
  • Sürekli tatlı yeme isteği
  • Yemek yedikten sonra ardından acıkma hissi
  • Yorgunluk halsizlik hissi
  • Bel bölgesinde giderek genisleme
  • Akantozis Nigrikans denilen özellikle koltuk altı, boyun ve kaşık bölgesinde renk tonunun koyulaşmasını
  • Karaciğerde yağlanma
  • Kadınlar da adet bozuklukları
Yüksek İnsülin DirenciYüksek insulin direnci olan hastalar hangi besinlerden uzak durmalı

Günlük yaşantımızda karşımıza çıkan bir çok besin yüksek insülin direncini arttırır. Glisemik indeksi yüksek yiyeceklerden fazla miktarda tüketmek yüksek insülin direnci ve aşırı kilo artışına sebep olur. Yüksek insülin direnci hastası olan kişilerde söz konusu olan glisemik indeksi yüksek yiyeceklerden uzak durmaları uzmanlar tarafından önerilmektedir. Bu yiyeceklerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
  • Halk arasında en çok bildiğimiz rafine edilmiş şekerlemeler, 
  • Hazır meyve suları
  • Şerbetli tatlılar
  • Pirinç ve pirinçten yapılmış yemekler pilav, dolma ve besinler
  • Patates ve patatesli yapılan herşey
  • Beyaz unla yapılan şeyler ve beyaz ekmek
]]>
İnsülin Direnci Yüksekliği https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci-yuksekligi.html Thu, 29 Nov 2018 15:11:11 +0000 İnsülin Direnci Yüksekliği, İnsülin, midenin alt kısmında bulunan pankreas bezindeki beta isimli hücrelerinden salgılanmaktadır. Pankreas bezinden insülin hormonu salgılanması kan şekeri seviyesine göre ayarlanmaktadır. İns İnsülin Direnci Yüksekliği, İnsülin, midenin alt kısmında bulunan pankreas bezindeki beta isimli hücrelerinden salgılanmaktadır. Pankreas bezinden insülin hormonu salgılanması kan şekeri seviyesine göre ayarlanmaktadır. İnsülin enerjinin depolanmasını sağlayan bir hormondur. Obezite hastalığına neden olan hormonlardan birisi kanda özellikle yemek sonrasında insülin direncinin yüksek olmasıdır. Kan içerisinde bulunan insülin hormonu önceleri kan şekerini hücrelere sokar, fakat daha sonra bu görevi yapamaz duruma gelir ve o zaman insülin hormonunun yeterinde etkili olmamasına ''İnsülin direnci'' adı verilir. İnsülin direnci kişilerde; tip 2 diyabet hastalığı, reaktif hipoglisemi, obezite, hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, kan yağlarında yükseklik, yaşlanmanın hızlanması, karaciğerde yağlanma, iç organlarda yağlanma, gizli şeker, kan pıhtılaşmasında artış, kanser, uyku apnesi, ürik asit yüksekliği, polikistik over sendromu, crp artması, böbreklerde sodyum tutulumunun artması ve kadınlarda yumurtalıktan testostern hormon salgısının artması gibi hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. İnsülin direnci yüksekliği kilolu kişilerde görülmektedir ve kilo alımı arttıkça insülin direnci yüksekliği de artmaktadır. aşırı karbonhidrat tüketmek ve gün içerisinde aşırı kalori almak insülin direnci yükselmesine neden olmaktadır.

İnsülin Direnci Yüksekliğiİnsülin Direnci Yüksekliğinin Sebep Olduğu Şikayetler
  • Çok sık acıkmaya ve şekerli yiyecekler yeme isteğine sebep olur.
  • Uykudan yorgun uyanılır ve gün boyu yorgun olunmasına sebep olur.
  • Normalden daha öfkeli ve sabırsız olunmasına sebep olur.
  • Halsizliğe, bitkinliğe ve az enerjiye sebep olur.
  • Sürekli uyku hali olur.
  • Beyin faaliyetleri zayıflar ve konsantrasyonun düşmesine sebep olur.
  • Uyku bozukluğuna ve horlamaya sebep olur.
]]>
İnsülin Direnci Sendromu https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci-sendromu.html Fri, 30 Nov 2018 13:58:32 +0000 İnsülin Direnci Sendromu, bir modern yaşam hastalığı olarak bilinmektedir. Genellikle hareketsiz yerlerde çalışan bireylerde olan insülin direnci sendromu görülme sıklığı ülkemizde sürekli artış göstermektedir. İnsülin Direnci Sendromu, bir modern yaşam hastalığı olarak bilinmektedir. Genellikle hareketsiz yerlerde çalışan bireylerde olan insülin direnci sendromu görülme sıklığı ülkemizde sürekli artış göstermektedir. İnsülin direnci sendromu, vücutta şeker ve insülin değerlerinin dengesizliği sonucu kan yağlarındaki artış ve bel çevresinde yağlanma olarak ortaya çıkmaktadır. İnsülin direnci sendromundan en çok etkilenenler; masa başında oturan, düzensiz beslenmesi olan, yoğun stres altında çalışan kişilerdir. 

İnsülin direnci sendromu insanın yaşı büyüdükçe kalp ve şeker hastalığına yakalanma olasılığını arttıran bir sendromdur. Bu sendrom ortaya çıkmadan önce, ortaya çıkaracak faktörleri ortadan kaldırmak gerekmektedir. İnsülin direnci bozulmuş glukoz kullanımı, hipertansiyon, kötü kolesterol artışı, iyi kolesterol azalması, karın çevresi şişmanlığı ve yemek sonrası kan yağlarının yüksekliği insülin direnci sendromunda risk faktörleri içerisinde sayılabilmektedir. Şeker hastalığı olmaksızın insülin direnci sendromuna sahip kişilerde kalp damar hastalıklarının görülme sıklığı fazlalaşmaktadır. 

İnsülin direnci sendrom sıklığı yaş ve vücut artışıyla artmakta ve toplumlara göre değişkenlik gösterebilmektedir. Amerika Birleşik Devletlerinde insülin direnci sendrom sıklığı 20 yaş ve üzeri kişilerde %27 görülmüş ve kadınlarda daha fazla olarak artış gösterdiği belirlenmiştir. Ülkemizde 2004 yılında yapılan METSAR araştırma sonuçlarına göre insülin direnci sendrom sıklığı %35 olarak saptanmıştır.  bu araştırmaya göre kadınlarda insülin direnci sendrom sıklığı erkeklere göre daha fazla görülmüştür. araştırmaya göre kadınlarda %41.1, erkeklerde %28.8 olarak belirlenmiştir. bu araştırma sonuçlarına göre bel çevresi sınırları erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm olarak saptanmıştır. Kabul edilen sınır 94-88 cm sınırları olduğundan insülin direnci sendromu için bel çevresi sınırı oranı gittikçe daha da yükselmektedir. Bunun gelişiminde ailesinde kilo fazlalığı, tansiyon yüksekliği, kan yağlarında dengesizlik gibi sorunlar var ise ve buna çevresel faktörlerde eklendiyse rahatsızlığın gelişmesi maalesef kaçınılmazdır. Modern hayatın getirdiği hareketsiz yaşam ve yüksek kalorili beslenme sendromun ortaya çıkmasında önemli etkendir.

İnsülin Direnci Sendromuİnsülin Direnci Sendromunun En Yaygın Kabul Edilen Tanımlama Kriterleri
Bel çevresi şişmanlığı erkeklerde; >94 veya >102 cm,  kadınlarda >80 veya >88 cm 'dir.
Trigliserid yüksekliği  ≥150 mg/dl 'dir.
HDL kolesterol düşüklüğü: Erkeklerde<40 mg/dl, kadınlarda <50 mg/dl'dir.
Kan şekeri yüksekliği: Açlık kan şekeri ≥100 mg/dl Kan basıncı yüksekliği: ≥135/80 mmHg 'dir.

Bu kriterlerden herhangi üçünün kişide bulunması insülin direnci sendromu olarak kabul edilir. Diyabet federasyonunun açıklamasına göre bu üç kriterden birinin mutlaka ''bel çevresi şişmanlığı'' olmak zorundadır. 

Tedavisi
İnsülin direncinin en etkili tedavi yöntemi önlem almaktır. Hastalığın hiçbir belirtisi olmayan kişilerde erken yapılan laboratuvar tetkikleri bu kişinin İnsüline karşı dirençli bir vücudu olduğunu gösterir. Bu durumda yapılacak işlemler; kilo kaybı sağlanması, düzenli egzersiz yapılması, sağlıklı beslenilmesi ve kesinlikle sigara kullanılmamasıdır. Düzenli yapılan fiziksel aktiviteler insülin direnci sendromunu düzeltir ve kan şekeri, kan yağları, kan basıncını kontrol altına alır. En uygun ve etkili tedavi yöntemi kilo vermek, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizdir.
]]>
Gebelikte İnsülin Direnci https://www.insulindirenci.gen.tr/gebelikte-insulin-direnci.html Fri, 30 Nov 2018 15:19:31 +0000 Gebelikte İnsülin Direnci, olan bir kadın için çok zor olabilir. insülin direnci hamile bir kadında gebelik diyabetinin çıkması daha kolay hale getirir. insülin denilen hormonun çeşitli etkileri olmakla beraber başlıca açıkla Gebelikte İnsülin Direnci, olan bir kadın için çok zor olabilir. insülin direnci hamile bir kadında gebelik diyabetinin çıkması daha kolay hale getirir. insülin denilen hormonun çeşitli etkileri olmakla beraber başlıca açıklaması kan şekerini düzenlemektir. İnsülin gebelikte karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında yer alır. Gebelikte insülin direnci yani insülin resistansı insülin hormonunun dokularda etki etmesine karşı olan direnci ifade etmektedir. Yani insülinin dokularda etki gösterme yeteneği oldukça azdır. insülin kas ve bazı dokularda kanımızdaki glikozun (şekerin) doku hücreleri arasına girmesi gerekecek şekilde etki gösterir.Gebelikte insülin direncinin duyarlılığının azalması halinde insülin hormonu bu yeteneğini yeterince gösteremez ve doku içerisine giremeyen şeker kanda birikir, kan şekeri normalden fazlaca yükselme gösterir. Şeker hastalığı olanlarda şeker yüklemesi kısaca bu şekilde açıklanabilir. Gebelikte insülin direnci olan kişilerde eviye genellikle yüksek saptanır. Çünkü var olan direnci yenerek işlevi yerine getirmek için insülün hormonu artışa geçer. Fakat buna rağmen dirençten dolayı kan şekerini düşürmeyi başaramaz.

Gebelikte İnsülin Direnci Artmasına Hangi Durumlar Neden Olur:
  • Şeker hastalığı (tip 2 diyabet)
  • Obezite (aşırı kilo, bel çevresindeki kalınlık insülin direncinden dolayı gerçekleşir.)
  • Gebelik den ötürü vücut hormonlarının değişiklik göstermesi.
  • Genetik durumlar.
  • Alerjik nedenler (immünolojik)
Gebelikte İnsülin DirenciGebelikte insülin direnci artması:
Hamilelik esnasında başlıca hormonal nedenlerle insülin direncin de artış gözlenir. Gebeliğin 24-28 haftaları arasında insülin direnci daha fazla yükselir. Bu sebeple 50 gram şeker yükleme testi bu haftalar arasında yapılır. Gebe olan bayanın kilolu olması ve obezite insülin direncinin artmasında büyük oranda katkıda bulunur.Aşırı kilolu gebelerde insülin resistansı yani gebeliğe bağlı diyabet daha fazla görülür.Uzman doktorlar tarafından yapılan araştırmalar sonucunda sağlıklı beslenme ve spor ile aşırı kilo artışının önlenmesi durumunda gebelikte insülin direncinin azaldığı yüksek oranda gözlenmiştir. Son yıllarda gebelikte insülin direncinin artma sıklığının iki katına çıkması gebeliklerin daha kilolu geçmesi ile sonuçlanır. Gebelik insan vücudunda ki mekanizmalarda farlılıklara yol açan bir durumdur. Bu farklılıklar neticesinde yağ dokusunda yükseliş görülür. İnsülin direncinde atışlar meydana gelir. Hamilelikte farklılık gösteren diğer plasental hormonal düzeyle anne adayında metabolizmasını bebeğin beslenmesi lehine değiştirmeye gayret  gösterir. 
]]>
Çocuklarda İnsülin Direnci https://www.insulindirenci.gen.tr/cocuklarda-insulin-direnci.html Sat, 01 Dec 2018 12:14:24 +0000 Çocuklarda insülin direnci, yanlış beslenme ve hareketsiz yaşamın tetiklediği insülin direnci, hızlı kilo almanıza yardımcı olur, ve yaptığınız diyete rağmen kilo vermemeye neden olabilir. Erken fark edilmezse sonrasında gi Çocuklarda insülin direnci, yanlış beslenme ve hareketsiz yaşamın tetiklediği insülin direnci, hızlı kilo almanıza yardımcı olur, ve yaptığınız diyete rağmen kilo vermemeye neden olabilir. Erken fark edilmezse sonrasında gizli şeker, obezite ve tıp 2 diyabet rahatsızlığı görülmektedir. Günümüzde neredeyse her iki kişiden birinde bu rahatsızlığın  görüldüğü belirtiliyor. Orta yaşın üstünde görme ihtimalimiz daha yüksek olmakla beraber çağımızda artık ilkokul yaşındaki çocuklarda da ne yazık ki insülin direnci rahatsızlıklarına rastlanıyor. Çocuklarda insülin direnci vakalarının en önemli nedeni olan hareketsiz yaşamın beraberinde gelen telefon ve bilgisayarlara bağımlılık ve kantinlerde satılan sağlıksız yiyecekler olduğu vurgulanıyor. 

Çocuklarda insülin direnci rahatsızlığında kimler risk altında:
  • Ailenizde diyabet hastası olanlar
  • Fazla kilosu olanlar
  • Hamileliği sırasında kan şekeri yükselenler
  • Tansiyonu yüksek olanlar
  • Ürik asidi yüksek olanlar
  • Alkol, sigara, kafein, hareketsiz yaşam
  • Un ve şeker ağırlıklı beslenme, 
  • Yorgunluk, stres, D vitamini eksikliği,
  •  Migren, kronik karaciğer hastalıkları, 
  • Böbrek üstü bezinin fazla çalışması, 
  • Polikistik çocuklarda insülin direncinin doğuştan gelmesinin nadir olan bir durum olduğu belirtiliyor. Günümüzde en sık olarak gelişen rahatsızlık insülin direnci olarak belirtiliyor. 
Çocuklarda insülin direncinin belirtileri:
  • Konsantrasyon kaybı
  • Stres
  • Yorgunluk
  • Sık acıkma
  • Hızlı kilo alma
  • Tatlı krizi
  • Yemeklerden sonra uyuklama 
  • Karın şişliği ve gaz
  • Kan şekeri yüksekliği
  • Kan basıncı yüksekliği
Çocuklarda İnsülin Direnciİnsülin direnci olan bir çocuk nasıl beslenmeli:
İnsülin direnci olan çocuk ergenlikte büyümeyi engellemeyecek, yasa uygun kalori içeren, protein, yağ ve karbonhidratın dengeli olduğu bir beslenme listesi yapılmalı. Bu listenin içinde doymuş yağ oranı düşük olmalı. Basit şeker bulunan içecek ve yiyecekler yüksek kalorili fast food gıdalar yenmemeli, bunun yerine tam tahıllı ekmek ve lif oranı yüksek meyve, sebze ve bakliyat gibi gıdalar tercih edilmeli mesela hazır meyve suyu yerine taze meyve günde 2-3 porsiyon yemeli, pirinç pilavı, makarna, hamur işleri, tost, muz ve şekerli içecekler sıklıkla yenmemeli. Atıstırmalık yiyeceklerin yüksek kalorili olmayanları yani kuruyemiş, ayran, yoğurt gibi gıdalar olmasına dikkat edilmeli.

Çocuklarda insülin direncinin tedavi yöntemleri:
İlk olarak beslenmenin düzenlenmesi ve spor ile kilo kaybı önerilir. Diyetteki karbonhidrat veya hiperin sülinizmi arttırıyor. Yağ asitlerinin oksidasyonunu azaltarak trigliserit yükselmesine neden oluyor. Egzersiz kilo kaybından bağımsız olarak da insülin duyarlılığını arttırır. Kalp damar hastalığı, tansiyon yüksekliği olanlar orta şiddette yürümeli koşu, bisiklete binme, yüzme, ip atlama ve dans etme gibi eylemleri günde 30-60 dakikalık olacak şekilde yapmalı. Egzersiz yorgunluğu ile insülin duyarlılığı arasında ilişki yoktur. 
]]>
Hamilelikte İnsülin Direnci https://www.insulindirenci.gen.tr/hamilelikte-insulin-direnci.html Sun, 02 Dec 2018 11:19:37 +0000 Hamilelikte insülin direnci; insülin hormonunun vücutta çeşitli etkileri vardır. Başlıca etkisi kan şekerinin düzenlenmesidir. İnsülin vücutta protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasında rol alır. İnsülin direnci, insülin Hamilelikte insülin direnci; insülin hormonunun vücutta çeşitli etkileri vardır. Başlıca etkisi kan şekerinin düzenlenmesidir. İnsülin vücutta protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasında rol alır. İnsülin direnci, insülin hormonunun dokularda etki göstermesine karşı olan direnci ifade eder. İnsülin kas ve diğer bazı dokularda kandaki şekerin doku hücrelerinin içerisine girmesini sağlayacak şekilde etki gösterir. İnsülin direnci artması halinde doku içerisine geçemeyen şeker kanda birikir. Kan şekeri fazla yükselir. Diyabet hastalarında kan şekeri yükselmesi bu şekildedir.

Hamilelik döneminde hormonal nedenlerden dolayı insülin direncinde artış olur. Gebeliğin 24-28 haftaları arasında insülin direnci en yüksek seviyesindedir. Bu sebepten dolayı 50 gram glikoz yükleme testi bu haftalarda yapılır. Bu testte yapılması gereken, bir gece aç kalmanın ardından bir şişe içerisinde özel glikoz karışımı içmeniz gerekir. Bu içecek tatlı, gazsız soda lezzetindedir. Hamile kadının öğürmesini engellemek için içeceğin soğuk olması, pipetle içilmesi daha doğrudur. İçeceğin vücuda hızlı girmesi ve orada kalması çok önemlidir. Bir saatin ardından glikoz testi yüksek çıkarsa 3 saatlik bir teste daha tabi tutulacaktır. Bu uygulama sadece insülin direnci olanlarda değil, bütün hamile kadınlara yapılmaktadır.

Anne adayının kilolu olması insülin direncinin yükselmesine katkıda bulunur. Aşırı kilolu gebelerde gebeliğe bağlı şeker hastalığı daha sık görülür. Egzersiz ve  sağlıklı beslenme ile kilo alımının önlenmesi durumunda gebelikte insülin direncinin azaldığı görülmüştür. Son yıllarda gebeliğe bağlı şeker hastalığının 2 katına çıkması hamileliklerin daha kilolu geçmesi ile ilgilidir.

Hamilelik, metabolik sistem mekanizmalarında değişikliğe yol açmaktadır. Bu değişiklikte yağ dokusunda ve insülin direncinde artışa neden olur. Bazı plasental hormonal düzeyler hamilelikte anne metabolizmasını bebeğin beslenmesi için değiştirmeye çalışırlar.

Hamilelikte İnsülin DirenciHuman plasental laktojen:Hamilelikte insülin direnci artışında en iyi bilinen hormondur. Hamilelikte hPL düzeyi yaklaşık 30 kat artar. Gebelik boyunca pankreastan insülin salınımında ve periferal insülin direncinde artışa sebep olur.

Human plasental growth hormonu:İnsan plasental büyüme hormonudur. Bu hormon gebelikte düzeyi yaklaşık olarak 8 kat artar ve hPL gibi  insülin direncinde artışa sebep olur.

Hamilelikte insülin direncini ilaçla tedavi etmek mümkündür. En çok kullanılanı metformin içeren ilaçtır. Bu ilacı hamilelik sürecince kullanılabilir ama bazı doktorlar kullanıma izin vermemektedir. Hamileliğin sonlarına doğru bu ilacın bırakılması önemlidir.
]]>
İnsülin Direnci Değerleri Kaç Olmalı https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci-degerleri-kac-olmali.html Sun, 02 Dec 2018 20:17:30 +0000 İnsülin direnci değerleri kaç olmalı, insülin değerleri kontrol altında olmadığı sürece yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir unsurdur. İnsülin bilinen adıyla kan şekeri değerleri her zaman normal seviyelerde olmalıdır. İ İnsülin direnci değerleri kaç olmalı, insülin değerleri kontrol altında olmadığı sürece yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir unsurdur. İnsülin bilinen adıyla kan şekeri değerleri her zaman normal seviyelerde olmalıdır. İnsülin değerleri kişinin yapısı, bağışıklık sistemi, beslenme tarzı gibi etkenlerle doğru orantılıdır. İnsülin direnci meydana geldiğinde kan şekeri karaciğere, yağ ve kas hücrelerine daha zor girer. Bu sebeple kanda insülin birikmeye başlar. Pankreas ise hücrelerin insülin ihtiyacı karşılayabilmek için insülin üretimini arttırır, dolayısıyla daha fazla çalışır. Bu pankreasın zaman içinde yorulmasına ve insülin üretme kabiliyetinin ortadan kalkmasına kadar gider. Vücutta üretilen insülinin gerektiği gibi kullanılamaması durumunda insülin direnci ortaya çıkar. Bu durum fazla kilo, polikistik over sendromu, bel çevresinde kalınlaşma, ileri yaş, hareketsiz yaşam gibi etkenler sonucunda gelişebilir. Dolayısıyla kişilerde sabah yorgunluğu, gece tatlı yeme isteği, halsizlik, öğleden sonra uyuma isteği gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu yüzden insülin direnci değerleri normal seviyelerde olmalıdır. 

İnsülin direnci değerleri kaç olmalı, normal değerler nedir

İnsülin direnci ortaya çıktığında, kandaki insülin miktarı artar. Normal insülin değeri olarak kabul edilen 100 mg / dl oranının kişilerin kendi yapısına göre farklılık göstereceği de düşünülür. HOMA testi yardımıyla kontrol edilen insülin direnci değerlerinin 2,5 ve üzeri bulunması halinde kişide insülin direnci gelişmeye başladığı kabul edilir. Bu sonuçla kişinin beslenmesine dikkat etmesi ve insülin direncine neden olan etkenin tedavisine başlanmalıdır. İnsülin direnci ölçümü sayesinde gereken önlemler alınabilir.

İnsülin Direnci Değerleri Kaç OlmalıAçlık insülin değeri ne olmalıdır
  • Kişilerde normal insülin değeri 100 mg / dl olmalı,
  • İnsülin değeri 125 mg / dl olduğunda bozulmuş açlık insülin değerine,
  • İnsülin değeri 126 mg / dl ve üzerinde olduğunda diyabet hastalığa işaret eder.
Bu nedenle açlık insülin değerleri iyi takip edilmelidir. Bu insülin direnci değerleri hakkında da bilgi sahibi olunmasına yardımcı olur. Aynı zamanda genel sağlık üzerine pek çok olumsuz etkilerin önlenmesinde önemlidir.

İnsülin direnci değerleri kaç olmalı, nasıl belirlenmelidir

İnsülin direnci oluştuğunda, kan şekeri yani insülin seviyesi yüksek olur. Dolayısıyla kişilere şeker hastalığı, yüksek tansiyon, obezite, karaciğer yağlanması, kalp ve damar hastalıkları gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle insülin direnci değerleri için bazı testler yapılmalıdır. Bunların arasında en fazla kullanılanı HOMA testidir. HOMA testi insülin direncini tespit etmeye yardımcı olur. Testin yapılması için geceden 10-12 saatlik açlık gerekir. Sabah alınan kan örneğiyle test kolayca yapılır. Testte çevre dokuların insüline verdiği tepki değerlendirilerek sonuç alınır. İnsülin direnci varlığında, kan glikoz düzeyinin normal olması için insülin üretimi artar. HOMA testiyle 2,5 ve üstünde bir sonuç alınırsa, insülin direncinin başladığı tespit edilir.
]]>
İnsülin Direnci Tahlili https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci-tahlili.html Mon, 03 Dec 2018 15:15:48 +0000 İnsülin direnci tahlili (HOMA), bireyde insülin direnci olup olmadığını kesinleştirmek üzere kullanılan tek testtir. Bu test, matematiksel bir formül ile ifade edilir. 8-10 saat arası açlık sonrasında edinilen kan şekeri i İnsülin direnci tahlili (HOMA), bireyde insülin direnci olup olmadığını kesinleştirmek üzere kullanılan tek testtir. Bu test, matematiksel bir formül ile ifade edilir. 8-10 saat arası açlık sonrasında edinilen kan şekeri ile açlık insülin seviyeyi birbiri ile çarpılarak, 405'e bölünür ve HOMA-IR olarak bilinen insülin direnci seviyeyi belirir. Çıkan netice 2.5 üzerinde ise, kişide insülin direnci var demektir. 

İtinalı rejim ve egzersiz uygulanmaz ise, birey kısa süre sonra şeker hastalığına yakalanma rizikosu altındadır. Bu sebeple, diyabet hastalarında kaide olarak insülin direnci testi (HOMA-IR) uygulanarak insülin direnci olup meydana gelmediği saptama edilmelidir. İnsülin direnci tespit edilen kişilerde, düzenli hayat şekli ve iyileştirme önlemleri alınmalıdır. 

İnsülin direnci tahlili (HOMA testi) Normal Değeri Nedir 
 
Homa test sonucu değerin 2,5 ve üstü olması insülin direnci lehine değerlendirilir. (Her testte meydana geldiği benzeri HOMA testinde de referans değerleri laboratuvardan laboratuvara değişebilmektedir. Bazı laboratuvarların netice raporlarında yukarıda belirtilen ölçüt çeşitlilik arz edebilir). HOMA testinin netice raporunda anlatılan referans değerlerinin üzerinde olması insülin direnci lehine yorumlanmalıdır 

İnsülin Direnci Nedir 
İnsülin, kan şekerini kullanan adale, yağ, karaciğer benzeri dokulara şekerin alınmasını ve kullanılmasını imkanı sunan tek hormondur. Şayet dokularda insülin direnci varsa, depolanan şekerin dokulara alınması ve kullanılması ile yakılması zorlaşır. Bu vaziyet, ekstra insülin salınmasına neden olur. Aşırı salgılanan insülin açlık hissine, fazladan fazla yemeye ve atıştırmaya neden olarak, bir çeşit kısır döngü meydana gelir. Bu vaziyet hem insülin rezervini azaltır, hem de kanda gezinen fazla miktardaki insülin obezite (şişmanlık), hipertansiyon ve ateroskleroz benzeri hastalıkların oluşmasına taban hazırlar. Bu sebeple, kişide insülin direnci olup olmadığının anlaşılması mühimdir. İnsülin direnci varlığı saptandıktan sonra, bunun kırılması amacıyla profesyonel bir düzenli program uygulanmalıdır. 

İnsülin Direnci Tahliliİnsülin Direnci Neden Görülür 
Genetik yatkınlık, hareketsiz hayat şekli, sıhhatsiz beslenme insülin direnci amacıyla başlıca faktörlerdir. İnsülin direncini kırmak amacıyla, kalıtımsal faktörlere bireylerin yapabileceği şeyler sınırlıdır. Ne var ki hareketsiz hayat şekli ile alakalı alınacak tedbirler, insülin direncinin kırılması doğrultusunda bireylerin elinde meydana gelen faktörlerdendir. Benzer pozisyonda, profesyonel ve sıhhatli beslenme de, insülin direncinin azaltılması doğrultusunda bireylerin alabileceği tedbirler içerisindedir. 

İnsülin Direnci Tanısında Kullanılan 6 Tahlil Nedir 
İnsülin direnci, vücudumuzda şekerin kullanılması amacıyla alakalı hücrelere girişini imkanı sunan insülin hormonuna cevapta azalma olmasıdır. İnsülin hormonu kan şekerindeki yükselmelere paralel olarak yükselir. Kan şekerinin çabuk yükselmesine neden meydana gelen gıdaların alımı kısa zamanda fazla miktarda insülin salınımına neden olur, bu da kanda insulin seviyelerinin devamlı fazla seyretmesine neden olur. Ancak devamlı uyarılma durumu insülini algılayan ve bu yöntemle şekerin hücre içerisine girmesini imkanı sunan alıcılarda her geçen gün gelişen tek duyarsızlaşmaya neden olur. Bu aşama insülin direnci ismini verdiğimiz olayla sonuçlanır. 
Sonuç olarak insülin direnci tahlili sonucunda kanda fazla seviyede insülin  yer almasına rağmen, insülin direnci gelişmesi sebebiyle, kan şekerleri genellikle fazla seyretmeye eğiliminde olacaktır.  
   
Önemli hastalıklara yol açabilen insülin direnci tanısı hangi tahlillerle koyulmaktadır  
  • Kanda şeker (glukoz) yüksekliğ]]> İnsülin Kalemi https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-kalemi.html Tue, 04 Dec 2018 11:57:58 +0000 İnsülin kalemi, sıvı halde bulunan insülin hormonunun cilt altına enjekte edilmesini sağlar. Tip 1 diyabet hastalarında uygulanan insülin tedavisinde insülin kalemi ya da insülin pompası kullanılmaktadır. Bu tedavi İnsülin kalemi, sıvı halde bulunan insülin hormonunun cilt altına enjekte edilmesini sağlar. Tip 1 diyabet hastalarında uygulanan insülin tedavisinde insülin kalemi ya da insülin pompası kullanılmaktadır. Bu tedavi şeker hastalarının yaşam kalitesini arttırmakta, olası komplikasyonların önüne geçmektedir. Kan şekerinin kontrol altında olmasını sağlayan insülin kalemi kullanım kolaylığı sağlamaktadır. Kalem kullanarak insülin alanlar bunu günde 4-5 defa uygulamalıdır. Uygulama sırasında 5-6 mm boyunda ve dış yüzeyi silikon olan iğneler kullanıldığından, hastaların canını acıtmadan tedavi gerçekleştirilir. Hastalar genellikle bunu hissetmemektedir.

    İnsülin kalemiyle neden günde 4-5 uygulama yapılmalıdır

    Şeker hastası olmayan kişilerin kanlarına gün boyu insülin salgılanmaktadır. Hastalarda bunun sağlanması için, aynı ritmin taklit edilmesi gerekir. Her yemek yenildiğinde, besinlerin kan şekerini yükseltmesini düzene sokmak için, beta hücreleri tarafından kana bol miktarda insülin salgılanmaktadır. Bu yemeğin miktarı, alınan karbonhidrat oranıyla doğru orantılıdır. Bunların fazla miktarda olması halinde, insülin salgısı da fazla olur. Bu yüzden yemeklerden sonra oluşan şeker yükselmesinin düzenlenmesi gerekir. Normalde yemek sonrası oluşan şekerin hangi oranda insülinle düzeleceğini beta hücreleri bilerek, buna uygun insülin salgılarlar. Bu tamamen kişinin tükettiği besine orantılı bir insülin salgılanmasıyla olur. Yani bu kişiye özgü bir durumdur. Şeker hastalarında ise, besinlerle alınan şeker oranının düzenlenmesi için ne kadar insülin salgılanacağına dair yetenek yitirilmiştir. Bazılarında ise insülin salgısı yetersizdir. Gıdalara göre insülin salgılaması olmaz. Kişi bütün gün aç bile kalsa, kanda az miktarda insülin salgılaması olur. Ancak dokuların insülin gereksinimi için, insülin çok önemlidir. İnsülin olmadığı takdirde enerji dengesi ve şeker metabolizması bozulur. Açlık halinde bile hücrelerin enerjiye ihtiyacı vardır. Açlıkta salgılanan insülin bazal insülin olarak tanımlanır. Bu küçük oranlarda ve düşük düzeyde salgılanan insülindir. Fakat mutlaka olması gerekir. Bu yüzden şeker hastalarında normal insanlarda olan insülin salgılanmasının taklit edilmesi gerekir. Hastalara bu nedenle günde 4-5 insülin enjeksiyonu yapılmaktadır.

    İnsülin Kalemi

    İnsülin kalemiyle tedavi nasıl uygulanır

    İnsülin kaleminde istenen ünite ayarlandıktan sonra, kalem çalkalanmadan 10 defa alt üst edilmelidir. Bu sayede gözle görünmeyen tanecikler iyice yayılır. Kalemin ucuna 5-6 mm boyunda ince iğne takılır. Cilt hafifçe çekilir. Kalemin tepe bölümüne baş parmakla bastırarak insülin enjekte edilir. Ciltten kalemi çekmeden önce beşe kadar sayılmalı ve yavaşça çekilmelidir. Kaleme takılan iğne sonraki enjeksiyona kadar yerinde tutulmalıdır. Daha sonraki enjeksiyon sırasında yenisiyle değiştirilmelidir. Ciltte farklı alanlara insülin enjekte edilebilir. Fakat karın cildinin tercih edilmesi daha faydalı olur. Ayrıca her zaman aynı bölgeye enjeksiyon yapılmamalıdır. Bu nedenle her uygulamada önceki enjeksiyon bölgesinden 1,5-5 cm uzak alana uygulama yapılmalıdır. Bu belli bir sırayla uygulanabilir. Kalemle uygulanan insülin tedavisinde en ideal olan bazal bolus tedavisinin yapılmasıdır. Bazal insülinde dozun yeterliliğini yemeklerden önceki açlık kan şekeri değeri belirler. Bunun düzeyi yeterli değilse, bazal insülin oranı arttırılmalıdır. Bunun için lantus ya da levemir kullanılabilir. Levemir uygulandığında sabahları tek doz olarak yapılmalıdır. Lantus için sabahları ya da gece yatmadan önce yapılabilir. Bazı durumlarda tek doz uygulaması yeterli gelmez. Bu hallerde sabah akşam iki tane uzun etkili insülin uygulanır.

    ]]>
    İnsülin Direnci Nasıl Ölçülür https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci-nasil-olculur.html Tue, 04 Dec 2018 21:54:10 +0000 İnsülin direnci nasıl ölçülür, insülin pankreas tarafından salgılanan bir hormondur. Vücuttaki etkisi kan şekeri seviyesini düşürmektir. İnsülin hem karbonhidrat metabolizmasıyla, hem de yağ ve protein metaboliz İnsülin direnci nasıl ölçülür, insülin pankreas tarafından salgılanan bir hormondur. Vücuttaki etkisi kan şekeri seviyesini düşürmektir. İnsülin hem karbonhidrat metabolizmasıyla, hem de yağ ve protein metabolizması üzerinde etkin bir hormondur. Şeker hastalığının birinci tipinde insülin hormonunun yokluğu, ikinci tipinde ise insülin azlığı ya da insüline karşı direnç veya ikisi birden gelişir. İnsanların hareketsiz yaşam sürmesi, fast food türü beslenmenin sebep olduğu hastalıkların arasında da insülin direnci ilk sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle insülin direncinin ölçülerek, tedbiri alınmalıdır. 

    İnsülin direnci nedir

    İnsülin direnci oluşumunda hastalarda kan şekerinin karaciğer, yağ ve kas hücrelerine girmesi zorlaşır. Bu yüzden kanda insülin birikimi oluşur. Pankreas hücrelere daha çok şeker almak için, daha fazla insülin üretmeye, normalden daha fazla çalışmaya başlar. Zamanla pankreasta yorgunluk baş göstereceğinden, pankreas insülin üretme yeteneğini kaybetmeye başlar. Üretilen insülinin vücutta tam kullanılamaması insülin direnci olarak tanımlanır. Kişilerde fazla kilo, kortizon ilaç tedavisi, polikistik over sendromu, yaşın ilerlemesi, bel çevresinin kalınlaşması, hareketsiz bir yaşam sürülmesi gibi etkenlerde insülin direnci gelişebilir. İnsanlarda sabah yorgunluklarının olması, geceleri tatlı yeme isteğinin duyulması, halsizlik, öğlen yemeği sonrası yorgunluk gibi etkenler insülin direnci belirtisi olabilir.

    İnsülin Direnci Nasıl Ölçülür

    İnsülin direncini ölçmeye yarayan testler nelerdir

    Kanda insülin düzeyi yüksek seyretmesine rağmen, insülin direnci olmasından dolayı kan şekeri düzeyleri yüksek olmaktadır. Bu beraberinde şeker hastalığını, obeziteyi, yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıklarını, karaciğer yağlanmasını, gut hastalığı gibi rahatsızlıkların tetikleyicisi olacaktır. Bu nedenle insülin direncinin ölçülmesi için bazı testler uygulanabilir. Bu testler arasında HOMA testi sıkça yapılmaktadır.

    İnsülin direnci testi (HOMA Testi) nedir

    Bu test vücutta insülin direncinin olup olmadığını tespit etmeye yarayan bir testtir. Geceden yaklaşık olarak 10-12 saat süren açlık sonrasında sabah alınan kan örneğiyle yapılan bir testtir. Bu testle insüline çevre dokuların verdiği tepki değerlendirilmektedir. Hastalarda insülin direnci oluşursa, kan glikoz düzeyini normal oranlarda tutabilmek için insülin salgılanmasında artış meydana gelir. HOMA testiyle insülin duyarsızlığı ya da insülin direnci değerlendirilir. HOMA testinde değer 2,5 ve üzerinde çıkarsa insülin direnci lehinde değerlendirme yapılır.

    Bu testin dışında kanda şeker düzeyi, insülin yüksekliği, karaciğer yağlanmasını gösterecek AST, ALT, GGT gibi testler, HDL iyi huylu kolesterol düşüklüğü, trigliserit yüksekliği, ürik asit yüksekliği tespiti sonrasında insülin direnci tanısı yapılabilir.

    ]]>
    İnsülin Direnci Nasıl Düşer https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci-nasil-duser.html Tue, 04 Dec 2018 22:59:29 +0000 İnsülin direnci nasıl düşer, genetik olarak insülin direnci bulunan kişilerin kilolarının artmasıyla birlikte insülin direnci daha fazla artış gösterir. İnsülin direncini kırmanın en etkili yolu kilo verilmesidir İnsülin direnci nasıl düşer, genetik olarak insülin direnci bulunan kişilerin kilolarının artmasıyla birlikte insülin direnci daha fazla artış gösterir. İnsülin direncini kırmanın en etkili yolu kilo verilmesidir. Mevcut kilonun % 5 inin verilmesi insülin direncinin kırılmasına, % 10'luk bir kayıp ise insülin direnci sorununu çözmeye yeterli oluyor. İnsülin direnci genetik yatkınlıkla oluşan bir durumdur. Bu yüzden tamamen yok edilemez. Ancak bunu kontrol altına almak mümkündür. İnsülin direnci vücutta kaslarda da oluşmaktadır. Kasların ilginç bir çalışma mekanizması bulunmaktadır. Kaslar ihtiyacı olan glikozu insülin yardımıyla kullanmaktadır. İnsülin kaslara şekerin girişini kolaylaştırır. Kaslardaki sisteme göre ihtiyaç olmadan da insülin kullanılabilmektedir. Fakat bunun sağlanması için egzersiz yapılması gerekir. En önemli egzersiz yürüyüştür. 45 dakika süreyle yapılan tempolu bir yürüyüşün etkisi tam iki gün devam etmektedir. İnsülin direnci sadece şişman olanlara özgü bir sorun değildir. Zayıflarda da rastlanan bir problemdir. Kilolu olanlarda kilonun verilmesi insülin direncini kırarken, zayıf olan kişilerde mutlaka egzersiz yapılması gerekir.

    İnsülin direncinin düşürülmesi için, hastanın uzman bir sağlık ekibiyle birlikte çalışması gerekir. İnsülin direnci normal seviyelerine ilaç ya da sadece diyet uygulamalarıyla değil, bunlara egzersiz ilavesi yapılarak çözülür. Öncelikle insülin direncinin nasıl yönetileceği bilinmelidir. Çünkü kilonun bir kısmı verilmiş olsa da, belli bir süre sonra bu kilolar yeniden geriye alınmaktadır.

    İnsülin direncini düşürmekte en etkili egzersiz

    Yapılan araştırmalar yürüyüşü en etkili direnç kırıcı egzersiz olarak belirlemiştir. Power walking adı verilen, orta yaştaki birisi dakikada 100-120 adım atarak tempolu bir yürüyüş yapmalıdır. Bu daha sonra dakikada 140-150 adıma çıkarılabilir. Yürüyüş yapılırken elde yarım kiloluk bir ağırlık taşınması halinde, bu egzersizin etkinliği arttırılabilir. Bunu düzenli olarak haftada 3 defa yapmak ve kalbin hızını dakikada 100'ün üstüne çıkarmak insülin direncini düşürmekte etkili olur. Yürüme dışında bisiklet, yüzme, merdiven inip çıkma da etkili olacaktır. Ancak bunlara başlamadan önce hastaların bir doktor kontrolünden geçmesi gerekir.

    İnsülin direncini düşürmekte etkili olan ilaçlar

    İnsülin direncinin azaltılmasında bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Bunların içinde en fazla kullanılan metformin adındaki ilaçtır. Bu ilaç insülinin dokulardaki etkinliğini arttırarak, şekerin kullanımını sağlamaktadır. Ancak bu ilacın bazı yan etkileri bulunduğundan, doktorun önerisiyle kullanılması gerekir. Bu ilaçlardan fayda gören kişiler, bunları başkalarına da tavsiye ederler. Ancak kandaki laktaz seviyelerinde artışa neden olabileceğinden, oldukça zararlı etkiler oluşabilir. Bu ilaçları hamileler, böbrek ve karaciğer yetmezliği olanlar da kullanmamalıdır. İnsülin direncini düşürmek için, tiazolidinionlar kullanılabilir. Fakat bunların dozları ve nasıl kullanılacağı hakkında doktor tavsiyesi olması gerekir. 

    İnsülin Direnci Nasıl Düşer

    İnsülin direncini düşürmekte en etkili diyetler

    İnsülin direncini düşürmek için yapılacak diyetlerin en etkilisi glisemik indeks diyetidir. Bu yüzden beslenme düzeni buna göre ayarlanmalıdır. Şeker, un ve nişasta içeren besinlerin azaltılması, aç kalınmaması, öğün atlanmadan sıkça yemek yenmesi gerekir. Un, yağ ve şekerle üretilen kek, cips, bisküvi gibi yiyeceklerden, fruktoz şurubu içeren yiyeceklerden, sofra şekerinden kesinlikle uzak durulmalıdır. Şeker oranı yüksek olan meyveleri daha az tüketmek gerekir. Besinlerinizi glisemik oranı düşük olan yiyecekler arasından seçmelisiniz. 

    İnsülin direnci düşürüldüğünde neler olur

    • İnsülin direnci düştüğünde, hipoglisemi ortadan kaldırılıyor. Hastalarda tatlı krizleri, sinirlenme, ani tepkiler, uykusuzluk, terleme g]]> İnsülin İğnesinin Zararları https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-ignesinin-zararlari.html Wed, 05 Dec 2018 16:00:30 +0000 İnsülin iğnesinin zararları, kişiden kişiye ve kullanım şekline göre ortaya çıkabilmektedir. İnsülin iğnesi ülkemizde milyonlarca şeker hastası tarafından kullanılmakta olan ve şeker hastalığına karşı en etkili tedavi İnsülin iğnesinin zararları, kişiden kişiye ve kullanım şekline göre ortaya çıkabilmektedir. İnsülin iğnesi ülkemizde milyonlarca şeker hastası tarafından kullanılmakta olan ve şeker hastalığına karşı en etkili tedavi yöntemi olarak kullanılan iğnedir. Şeker hastaları vücutta bulunan şeker oranını dengelemek amacıyla vücudun çeşitli bölgelerine insülin iğnesi uygulamaktadır. İnsülin iğnesinden fayda görmek aslında iğnenin vücudun hangi bölümüne yapıldığına bağlıdır. Bilhassa kol ve karın bölgelerine uygulanan insülin iğnesi vücutta bulunan şeker oranını daha kısa bir sürede düzene sokmaktadır. İnsülin iğnesi kullanımı esnasında da bazı hassas noktalara dikkat edilmesi gereken iğneler arasında yer alıyor. Özellikle her gün aynı saatte kullanılması gereken insülin iğneleri için düzenli olarak kullanımda şarttır. Her ne kadar şeker hastalarının vazgeçilmezi olsa da insülin iğnelerinin zararları da bulunuyor. Sizlere bu yazımızda insülin iğnesinin zararları ve bu zararların hangi durumlarda ortaya çıktığından bahsedeceğiz.
      • Bazı şeker hastalarının vücutları insülin iğnesini kabul etmeyebilir. Bu da kişide çeşitli rahatsızlıklara yol açabilir.
      • İnsülin iğnesi bazı şeker hastalarında sinirliliğe neden olabilir. Bunun yanı sıra kişide kaşıntı ve yanma gibi problemler de kendini gösterebilir.
      • İnsülin iğnesi yapılan bölgede iltihaplanma durumu meydana gelebilir.
      • İnsülin iğnesinin zararları arasında bazı kişilerde kol ve bacak eklemlerinde şişmeler görülmesi, bağırsağın iç kısımları ya da bronşlarda ödem oluşması gibi problemler de yer alır.
      • Şeker hastalarının vazgeçilmezi olan insülin iğnesi bazı durumlarda iç organlarda kanama meydana getirebilir. Bu da kişinin kan kusmasına, kan işemesine, gözde görülen kanamalara ya da beyin kanamaları gibi durumlara dahi yol açabilir.
      • İnsülin iğnesinin kullanımı kişide kalp ve yüz bölgesinde ödem oluşumuna neden olabilir.
      • Orta yaş grubunda bulunan kişilerde insülin iğnesi kullanımı nedeniyle regl döneminde düzensizlikler meydana gelebilir.
      • Kişi vücudun ihtiyaç duyduğu miktardan fazla insülin iğnesi yaparsa bu durum kalp yetersizliği ile sonuçlanabilir.
      • İnsülin iğnesinin ihtiyaç duyulandan fazla yapılması şeker oranını normalin altına düşürerek kişinin komaya girmesine de yol açabilir.
      • Şeker oranının ani bir şekilde düşmesi kişinin sinir krizi ya da sara krizi geçirmesine neden olabilir.
      • İnsülin iğnesinin fazla kullanımı kaslarda güçsüzlüğe ve kişinin aşırı derecede zayıflamasına yol açabilir.
      • İnsülin iğnesi kişide kalıcı felce dahi neden olabilir.
      • İnsülin iğnesinin zararları arasında psikolojik olanlar da bulunur. Bunlar arasında kişinin ruhsal çöküntü yaşaması, düşüncelerinde karmaşıklıklar oluşması, sürekli sıkıntı halinde bulunması, yemeklere karşı tiksinme hissinin bulunması, unutkanlık ve insanlardan uzaklaşma insülin iğnesinin zararları arasında yer alanlardır.
      • Yapılan araştırmalar bazı şeker hastalarında insülin iğnesinin sürekli uyku haline neden olduğunu göstermiştir.
      • Kişinin şekeri yüksekse ve şekeri düşürmek için fazla miktarda insülin kullanırsa kişide karaciğer ile ilgili çok önemli rahatsızlıklar meydana gelebilir.
      İnsülin İğnesinin Zararları
      Her ne kadar şeker hastalarının vazgeçilmesi olsa da insülin iğnesinin zararları yukarıdaki şekillerde ortaya çıkabiliyor. Bunun nedeni ise hastanın iğneyi bilinçsizce ve düzensiz bir şekilde kullanmasıdır. Bu durumda da sizlere birkaç önerimiz olacak. İnsülin iğnesini muhakkak her gün aynı saatte yapmaya özen gösterin. İnsülin iğnesini kas ya da yağlı bölge arasında yer alan yumuşak deriye doğru uygulamaya dikkat edin. İnsülin iğnesi uyguladığınız bölgenin temiz ve hijyenik olmasına muhakkak özen gösterin. İğne yaptığınız bölgeyi alkol ile temizlemekten kaçının. Şeker hastalarının insülin iğnesinin zaraları ile karşılaşmaması için önerdiğimiz noktalara d]]> İnsülin Nasıl Yapılır https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-nasil-yapilir.html Thu, 06 Dec 2018 11:33:22 +0000 İnsülin nasıl yapılır, insülin pankreastaki beta hücreleri tarafından salgılanan bir hormondur. Enzimler tarafından parçalanıp şekere dönüşen gıdaların kandan hücrelere girişini sağlar. Burada şeker enerji ü İnsülin nasıl yapılır, insülin pankreastaki beta hücreleri tarafından salgılanan bir hormondur. Enzimler tarafından parçalanıp şekere dönüşen gıdaların kandan hücrelere girişini sağlar. Burada şeker enerji üretebilmek için yakılır. Bu sayede kandaki şeker düzeyi normal olur, yaşam içinde enerji üretilmiş olur. Besinlerden gereken enerjinin sağlanması için, vücuttaki insülin yeterli miktarda olmalıdır. Bunun nedeni hücrelere glikozun girişinde kapıyı insülinin açmasıdır. Diyabetik hastalarda pankreas yeteri kadar insülin üretemez ya da üretmiş olduğu insülin vücutta gerektiği gibi kullanılamaz. Bu durum kan şekerinin yükselmesine sebep olur. Bu yüzden bedenin ihtiyacı olan insülinin dışarıdan alınması gerekir.

      İnsülin nerede ve nasıl saklanmalıdır

      İnsülin enjeksiyonunda kalem kullanılması halinde, bunun buzdolabına konulmasına gerek yoktur. Bunlar 25 derecedeki oda sıcaklığında saklanabilir. Ayrıca çantada taşınabilir. Ancak direkt güneş ışığına bırakılmamalıdır. Kalem dışındaki insülinleri buzdolabında 2-8 derecede saklamak gerekir. İnsülinler kesinlikle buzdolabında dondurucuya konulmamalıdır. Açılan insülinleri 28-30 gün içinde kullanmalısınız.

      İnsülin nasıl yapılmalıdır

      • İnsülin uygulamasından önce, ellerin ılık suyla ve sabunla yıkanması gerekir.
      • Yapılacak insülin dozu hazırlanmalıdır.
      • Enjeksiyonun yapılacağı bölge alkollü pamukla silinmeli ve kurulanmalıdır.
      • Enjeksiyon yapılacak bölge iki parmakla çimdiklenmeli ve kaldırılmalıdır.
      • Kaldırdığınız yere iğnenin metal bölümünü sonuna kadar batırın.
      • Pistonun sonuna kadar itilmesi ve ayarlanan insülinin hepsinin enjekte edilmesi gerekir. Bu sırada iğneyi geriye çekmek için, yavaş bir şekilde ona kadar sayın.
      • Ardından iğneyi aynı dik şekilde çekin ve kuru bir parça pamukla enjeksiyon yaptığınız yere bastırın. Bu arada bölgeyi ovalamayın.
      • Kullanılan insülin enjektörünü ya da kalemin ucuna takılan iğne ucunu çıkarıp atın ve kalemin kapağını mutlaka kapatın.
      • Kısa ve uzun etkisi olan insülinler berrak, orta etkili ve karışım insülinler genellikle bulanık olur. Kullandığınız insülinin hangi grup olduğunu doktorunuzdan öğrenin. Bulanık insülin kullanıyorsanız, enjeksiyon öncesinde bunun tamamen karışması için 10 defa kadar yavaşça yuvarlayarak karıştırın. Sonra kullanacağınız insülin dozunu ayarlayın.
      • İnsülini hangi zamanlarda, yemek öncesi, hangi saatte yapmanız gerektiğini mutlaka doktorunuza danışın. 
      İnsülin Nasıl Yapılır

      İnsülin enjektörle yapılacaksa

      • İnsülin şişesinin tepesini alkollü pamukla silin.
      • Kullanılacak doz kadar havayı enjektöre çekin ve bu havayı insülin şişesinin içine boşaltın.
      • Kullanacağınız insülini enjektörü şişeden çıkarmadan, şişeyi ters çevirip enjektöre çekin.
      • Kullanacağınız enjektör, mutlaka insülin enjektörü olmalıdır.
      • İnsülin enjeksiyonu yukarıda anlatıldığı şekilde yapılmalıdır.
      • İnsülin enjeksiyonu kesinlikle giysilerin üzerinden yapılmamalıdır.

      İnsülin nereden ve nasıl yapılmalıdır

      İnsülin bacak, kol, kalça ve karından uygulanmaktadır. En iyi emilim karın bölgesinden yapılandır. İnsülin kalbe ne kadar yakın yerden yapılırsa, emilimi o kadar hızlı olur. Bu yüzden kol, bacak, kalça gibi alanlardan uygulandığında, emilim hızı düşer. İnsülin yapıldıktan sonra bölgeye masaj yapılması, ısı uygulanması, bölgeye egzersiz yapılması insülinin emilimini arttırır. Örneğin mekik çekene karnından insülin yapılırsa, insülin hemen emilir. İnsülin enjektör, kalem, pompa gibi uygulamalarla cilt altına yapılır. Yaptığınız insülinin daha etkili olmasını sağlamak için, rotasyon yöntemini uygulamalısınız. Giysilerin üzerinden insülin yapılmamalıdır. Her uygulamada iğne ucunu değiştirmeli ya da enjektörü yenilemelisiniz. Aynı bölgeden ve aynı uçla insülin yapmak, bölgede şişliğe, morarmaya, i]]> İnsülin İğnesi https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-ignesi.html Fri, 07 Dec 2018 05:48:48 +0000 İnsülin iğnesi, kan şekerini belirli bir seviyede tutmak için uygulanır. Ancak bu seviyenin korunması için, enjeksiyonun doğru yapılması gerekir. Bu yüzden insülin iğnesinin nereye yapıldığı, nasıl ve ne şekild İnsülin iğnesi, kan şekerini belirli bir seviyede tutmak için uygulanır. Ancak bu seviyenin korunması için, enjeksiyonun doğru yapılması gerekir. Bu yüzden insülin iğnesinin nereye yapıldığı, nasıl ve ne şekilde yapıldığı önemlidir. Vücuda verilen insülinden fayda sağlamak buna bağlıdır. İnsülinin etkinliği üzerinde enjeksiyon yapılan yer, derinlik, insülinin emilme hızı, enjeksiyonun yapıldığı yere masaj uygulanması, sıcak uygulama, egzersiz gibi faktörler etkili olabilir.

      Enjeksiyon yapılan yerin önemi: İnsülin iğnesi bacak, kol, kalça ya da karın bölgesine yapılabilir. Bu bölgeler dışında insülin iğnesinin uygulandığı alanda cilt ve adale arasında kalan cilt altının yani yağlı dokunun kalınlığı çok önemlidir. Kaslı alana yapılan insülin daha hızlı etki eder ve bu etki daha kısa süreli olur. İnsülin iğnesinin vücudun neresine yapılacağının belirlenmesi gerekir. Bazı alanlardan insülin daha hızlı kana karışır. İnsülinin en hızlı kana karıştığı alan karın bölgesidir. Kollardan yapıldığında, daha yavaş etki eder. En yavaş kana karıştığı alan ise kalça bölgesidir. Bu yüzden farklı alanlara uygulanan insülin enjeksiyonunda, kan şekeri farklı seviyelerde olur. Ayrıca cildin, yağ dokusunun ve kanın sağlıklı kalması için, insülin iğnesinin her defasında farklı alanlara yapılması gerekir. Bu durum rotasyon olarak tanımlanır. İnsülin iğnesi uygulayacağınız yerlerin rotasyon sırasını düzenli şekilde belirlemeniz gerekir. Bunları kayıt altına alarak, düzenli şekilde enjeksiyonu uygulayabilirsiniz.

      İnsülin İğnesi

      İnsülin iğnesinin yapılması: İğne yapılırken 45 derecelik açıyla batırılmalıdır. Bazı durumlarda 90 derecelik açıyla uygulanabilir. Fakat bunun için cilt altı dokusu iğne uzunluğundan daha kalın olmalıdır. Kas içine iğne yapılmaktan kaçınılmalıdır. Burada insülin daha hızlı emileceğinden ağrı meydana gelebilir. Standart olan insülin enjektörleri 12,7 mm uzunluğunda iğneye sahiptir. İnsülin kalemlerinde 8 mm lik iğneler kullanılmaktadır. Daha kısa olan iğneler ise ergenlik döneminde olan çocuklara uygundur. Küçük çocuklara, fazla kilolu olmayanlara, zayıflara 45 derecelik açıyla enjeksiyon uygulanmalıdır. Kısa iğneler kullanılırsa, 90 derecelik açıyla enjeksiyon yapılabilir.

      İnsülin tedavisi konusunda hastalar mutlaka eğitim almalıdır. İnsülin iğnesi her gün düzenli olarak aynı saatte uygulanmalıdır. Bu nedenle hastalar iğneyi kendi uygulamalıdır. Çünkü her gün uygulandığı için iğneyi yaptıracak kişi bulunmayabilir. İnsülin iğnesi yapılan bölge mutlaka sabunlu suyla temizlenmelidir. Buraya alkolle temizlik yapılmasına gerek yoktur. Enjeksiyon uygulandıktan sonra 5-6 saniye beklemeli ve insülinin emilimi sağlanmalıdır. Daha sonra iğne geri çekilmelidir.

      İnsülin iğnesi yapılırken ağrı nasıl azaltılabilir

      • İnsülin dolaptan çıkarılarak oda ısısına getirilmelidir. Dolaptan çıkarıldığında uygulanırsa ağrıya neden olabilir.
      • İnsülin uygulamasından önce alkol ve kolonya uygulaması yapıldıysa, bunlar uçuncaya kadar beklenmelidir.
      • Enjeksiyonu yaparken kasların fazla gerilememesi gerekir.
      • İnsülin iğnesi hızlı batırılmalı ve insülin verilirken elinizi oynatmamalısınız.
      • İnsülin iğnesi 2 defadan daha çok kullanılmamalıdır. İğnenin keskin ucu cilde batırıldığında keskinliği gidecektir. Ayrıca kalemin kapağı batırıldığında bile iğne zedelenmiş olabilir. Bu durumda daha fazla ağrıya neden olur. Gün içinde 4 defa insülin iğnesi yapanlar, bunu her gün değiştirmelidir.

      İnsülin iğnesi yapılırken nelere dikkat edilmelidir

      • İnsülin her zaman doktorun önerdiği dozlarda uygulanmalıdır. Fazla miktarda insülin kan şekerinde ani düşmelere yol açar. Yetersiz alınan insülin ise, kan şekerinin aşırı miktarda yükselmesine neden olur. 
      • İnsülin her gün kullanılmalıdır.
      • İnsülin doktorun önermediği sürece aksatılmamalıdır.
      • İnsülin kullanımından önce son kullanma]]> İnsülin Hormonu https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-hormonu.html Fri, 07 Dec 2018 06:08:59 +0000 İnsülin hormonu, vücuttaki karbonhidrat özüştürmesinin düzenlenmesinde glukagonla birlikte etkili olan, polipeptit yapılı ve moleküler ağırlığı 5,8 kDa olan bir hormondur. Vücutta pankreas hormonal salgı birimler İnsülin hormonu, vücuttaki karbonhidrat özüştürmesinin düzenlenmesinde glukagonla birlikte etkili olan, polipeptit yapılı ve moleküler ağırlığı 5,8 kDa olan bir hormondur. Vücutta pankreas hormonal salgı birimleri Langerhans adacıklarında salgılanan insülin, kan şekerini düşürücü etkiye sahiptir. Aynı zamanda yağ ve protein mekanizmaları üzerinde etkili olan insülinin değişimi, vücutta önemli değişimlere neden olur. İnsülin hormonu vücutta tam olarak yoksa Tip 1 diyabet hastalığına, azlığı veya insülin direnci olması durumunda Tip 2 diyabet hastalığına neden olur. İnsülin endüstriyel olarak üretilerek, Tip 1 ve Tip 2 diyabet tedavisinde vücuda dışarıdan verilir. Langerhans adacıklarında başka hormonlarda salgılanmaktadır. Bu hormonların içinde olan glukagon, vücutta herhangi bir sebepten dolayı kan şekeri düştüğünde bu değerin yükseltilmesi için devreye girer. İnsülin tedavisinde hipoglisemi kan şekeri düşüklüğü olan kişilerin acil tedavisi sırasında kullanılan glukagon, ilaç olarak kullanılan bir hormondur.

        İnsülin hormonunun etkileri nasıl olur

        Moleküler ağırlığı 5,8 kDa olan, 51 aminoasitli bir polipeptit yani protein hormonu olan insülin, beta hücresinin ilk önce 84 aminoasitli tek zincir biçiminde ön hormon olan proinsülin oluşturmasıyla başlar. Daha sonra beta hücresi bölümlerin birinde proinsülini işler. Bu arada insülin kullanıma hazır hale getirilir. Hazır hale gelen insülin hormonu besinler alınmaya başladığı zaman, kanda şeker seviyesinin yükselmemesi ve kana hızla karışabilmesi için hücre zarının yanında paketlenmiş olarak bekletilir. Kanda glikoz seviyesi artınca, glikozda beta hücresine daha hızlı girer. Beta hücresinde bulunan bir enzim hücre içinde daha önce hazırlanan adenozin trifosfattan bir fospatı alarak, hücre içine girmiş olan karbon atomunu bağlar. Bu kimyasal reaksiyonun sonucunda, bir glikoz,, 6 fosfat molekülü ve adenosin difosfat molekülü meydana gelir. Bu sayede hücre içindeki adenozin trifosfat azalmış olur. Hücredeki potasyum düzeyi, dışarıdan daha yüksek olduğundan bu farktan dolayı hücre mebranı elektriksel şekilde polarize olur. Hücre içindeki potasyumun yüksek olmasının nedeni, hücre zarında bulunan potasyum kanalının adenozin trifosfat tarafından çalışamaz duruma getirilmesindendir. Glikozun fosforilasyon olmasıyla, hücredeki enerji kaynağı adenozin trifosfat seviyesinin azalmasıyla birlikte potasyum kanalı çalışır hale gelir. Bu sayede potasyum hücre dışına atılmaya başlar. Bu hücre içindeki potasyum seviyesini azaltır. Zarın depolarize olmasıyla birlikte kalsiyum kanalı açılır. Kalsiyumun hücre içine girmesiyle birlikte, hücrenin içinde bulunan kalsiyum oranı artar. Kalsiyum miktarının artması, paketlenmiş olarak bekleyen insülini hücre zarına doğru iten bir unsurdur. Bu sayede insülin kan damarlarıyla vücudun her tarafına ulaşır ve metabolizmayı etkiler.  

        İnsülin Hormonu

        İnsülin hormonu neden önemlidir

        İnsülin kanda serbest dolaşan şekerin hücre içine girmesini sağlayan bir hormondur. Bu sayede kanda şeker seviyesi düzenlenir ve yaşam enerjisi sağlanmış olur. Tüketilen besinlerin enerji olarak kullanılabilmesi için, vücutta yeteri miktarda insülinin olması ve bunun etkili olması gerekir. Şeker hastalarında pankreas insülini yeteri kadar üretemez ya da üretilmiş olan insülin gerektiği gibi kullanılamaz. Bu durum kan şekeri seviyesinin yükselmesine sebep olur. Bu gerçekleşirse insülinin vücuda dışarıdan sağlanması gerekir.

        ]]>
        İnsülin Direnci Diyeti https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci-diyeti.html Sat, 08 Dec 2018 00:44:37 +0000 İnsülin direnci diyeti, beslenmede düşük glisemik indeksi olan karbonhidratların tüketilmesi esasına dayanmaktadır. Kişilerin kilo laması ve aldığı kiloyu verememesinin nedeni insülin direnci olabilir. İnsülin dir İnsülin direnci diyeti, beslenmede düşük glisemik indeksi olan karbonhidratların tüketilmesi esasına dayanmaktadır. Kişilerin kilo laması ve aldığı kiloyu verememesinin nedeni insülin direnci olabilir. İnsülin direncinin bir endokrin uzmanı tarafından değerlendirilerek, hangi besinlerin insülin direnci oluşturduğu belirlenmelidir. İnsülin direncinin tedavi edilebilmesi için metabolizma diyeti yapılması gerekir. İnsülin direnci çeşitli kan testleri yapılarak belirlenmektedir. Aç karnına yapılan kan testiyle insülin ve kan şekeri ölçülür. Bu test sonrasında kan şekeri normal sayılan 100 'ün altında, insülin ise yüksek çıkıyorsa bu durumda insülin direnci oluştuğu düşünülür. Kan şekeri 100 'ün üzerinde ve insülin yüksek olduğunda ise insülin direncinin var olduğu belirlenir. Uygulanan diyetin hedefi, kişilerdeki insülin direncini kırmaktır. Bu sağlandığı takdirde kilo vermek kolaylaşacak, reaktif hipoglisemi atakları azalacak ya da yok olacaktır. Şeker hastalarının tedavisini kolaylaştıracaktır. Hastalarda trigliserit seviyelerini dengeleyecek, insülin seviyesi azalacağından yorgunluk, ödem, terleme gibi şikayetler ortadan kalkacaktır. Uzun dönemde kanser gibi daha ciddi hastalıklardan korunmayı sağlayacaktır.

        İnsülin direncinde diyet tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler nedir

        • Kilosu fazla, şişman olan kişilerin kilo vermesi durumunda, insülin direnci kırılabilir. Kilo oranının 5 10 ve fazlasının verilmesi halinde insülin direnci yok edilebilir.
        • Sağlığı koruyabilmek için, meyve, sebze, kuru baklagiller, tam tahıllar, yağ oranı düşük sütler beslenme listesinde dengeli olarak bulundurulmalıdır. Meyveler ara öğünlerde tüketilmelidir. Hazır meyve suları tercih edilmemelidir.
        • Şeker alkolleri ve enerji içeriği olmayan tatlandırıcılar eğer FDA onayına sahipse, belli oranlarda kullanılabilir.
        • Düşük glisemik indekse sahip olan, posa ve besin değerleri açısından zengin olan gıdalar tercih edilmelidir. 
        • Diyet sırasında tüketilen besinlerin lif oranı arttıkça, glisemik indeks düşer.
        • Beyaz un gibi rafine karbonhidratların glisemik indeksi yüksektir. Ancak makarna da rafine karbonhidrat olmasına rağmen, pişirme şekline göre glisemik indeksi değişim göstermektedir. Makarnanın sadece yumuşayana kadar pişirilmesi gerekir. Fazla pişirilirse glisemik indeksi yükselecektir. Beslenme düzeninde işlenmemiş karbonhidratların tercih edilmesi gerekir.
        • İçerisinde asit olan gıdaların glisemik indeksi düşük olur. İçinde asit olan gıdalar arasında yeşil zeytin, limon suyu, turp, mantar, sarımsak, sirke, yeşil bezelye sayılabilir.
        • Düşük glisemik indekse sahip olan gıdalar daha fazla doyurucu özelliğe sahiptir.
        • Beslenmede yağlar azaltılmalı, hazır soslar kullanılmamalıdır.
        • Alkol kullanmamak ya da azaltmak
        • Sık ve az öğünler düzenlenmelidir.
        İnsülin Direnci Diyeti

        İnsülin direnci diyetinin etkileri nasıl olur

        İnsülin direnci diyetinde glisemik indeksi düşük olan gıdaların tercih edilmesi, kişilerin kilo vermesini önlediği gibi halsizlik, enerji kaybı ve uyku bastırması gibi etkileri de ortadan kaldırır. Kalp hastalığı, Tip 2 diyabet, tansiyon ve kanser türlerinin oluşumunu engelleyebilir. Kişilerin acıkma nöbetlerine engel olur, iyi uyku uyumalarına yardımcı olur.

        İnsülin direnci diyeti kimlere faydalı olur

        • Obez ve kilolu olan kişilere
        • Tip 1 ve Tip 2 şeker hastalarına
        • Gebelik şekeri ve gizli şeker hastalarında
        • Kan şekeri düşüklüğü yaşayan hastalarda
        • Metabolik sendrom hastalarında
        • Trigliseriti yüksek olan hastalar
        • Polikistik over hastalarında
        • Karaciğeri yağlanmış hastalarda
        • Kalp hastalığı, kanser ve felçten korunma amacı taşıyan kişiler
        • Sağlıklı bir yaşam sürmek isteyen herkese insülin diyeti faydalıdır.
        ]]>
        İnsülin Çeşitleri https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-cesitleri.html Sat, 08 Dec 2018 07:59:25 +0000 İnsülin çeşitlerini farklı başlıklar altında incelemek mümkündür. İnsülin çeşitleri en çok etki sürelerine göre değerlendirilmekte olup, bunun yanında yoğunluklarına ve doğallıklarına göre de ayrılabilirler. 
      1 - Etki sürelerine göre insülin çeşitleri
      İnsülin etki süreleri kısa, orta ve uzun olarak ayrılabilir fakat, orta ve uzun sürede etki edenlere genel olarak bazal insülinler denir. 

      * Kısa Etkili İnsülinler
      Yemeklerden yaklaşık yarım saat önce uygulanırlar. Renkleri berraktır. Etki başlama süreleri 30 - 60 dakika olup, toplam etki süreleri 5 ile 8 saat arası değişmektedir. Lispro ve Aspart gibi yapay çeşitleri de bulunmakla beraber, Actrapid ve Humulin-R insan kaynaklı doğal insülinlerdir. Uygulama şekli, deri altı, kas içi ve damar içi şeklindedir.

      İnsülin Çeşitleri
      * Orta Etkili İnsülinler
      İnsan kaynaklı doğal insülinler olup, renkleri bulanıktır. Uygulama zamanı kısa etkili insülinler ile aynıdır. Toplam etki süresi 12 - 24 saattir ve etki başlama süresi 2 ile 4 saat aralığındadır. Cilt altına uygulanırlar. Örnek : Humulin-N, İnsulatard

      * Uzun Etkili İnsülinler
      Etki başlama süresi yaklaşık 1 saattir. Uygulama zamanı için açlık veya tokluk önemli değildir. Orta etkili insülinler gibi cilt altına uygulanırlar. Toplam etki süresi ise yaklaşık bir gündür. Renkleri berrak olan bu çeşitler, insülin benzeri yapay ürünlerdir. Örnek : Lantus, Levemir

      Yukarıda tanımlanan gruplar haricinde hızlı etkili insülin çeşitleri de mevcuttur. Bu grubun temel özelliği ise etki başlama sürelerinin diğerlerine göre daha kısa oluşudur. Genellikle karışım insülin çeşitleri bu gruba girer. Örneğin; Humalog, Novorapid, Novomix 30.

      2 - Yoğunluklarına göre insülin çeşitleri 
      Tamponlanmış, kristalize ve hazır karışım olmak üzere üçe ayrılırlar.

      3 - Doğallıklarına göre insülin çeşitleri
      Doğallıklarına göre iki çeşit insülin bulunmaktadır : İnsandan elde edilen doğal insülinler, yapay veya sentetik insülin benzeri ürünler.
      ]]> İnsülin https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin.html Sat, 08 Dec 2018 14:56:23 +0000 İnsülin, moleküler ağırlığı 5,8 kilodalton olan, polipeptit yapılı ve vücuttaki karbonhidrat özüştürmesinin düzenlenmesinde glukagon ile birlikte etkin rol alan bir hormondur. Kan şekerini düşürücü etkisi vardır. Pank İnsülin, moleküler ağırlığı 5,8 kilodalton olan, polipeptit yapılı ve vücuttaki karbonhidrat özüştürmesinin düzenlenmesinde glukagon ile birlikte etkin rol alan bir hormondur. Kan şekerini düşürücü etkisi vardır. Pankreasın hormonal salgı birimleri olan Langerhans adacıklarından salgılanan insülinin adı da Latince'de "ada" anlamına gelen "insula" sözcüğünden gelmektedir..

      İnsülinin, karbonhidrat özüştürmesinin birincil dengeleyicisi olmanın yanında, karbonhidrat metabolizması ile ilişki içinde bulunan yağ ve protein metabolizmaları üzerinde de etkisi vardır ve kandaki insülin derişimi değişikliklerinin tüm bedende yaygın etkileri görülür. Bu hormonun tam yokluğu, şeker hastalığının 1. tipine; görece azlığı ya da insüline karşı direnç ve ya her ikisinin birlikte olması ise 2. tip şeker hastalığına sebep olur. Bu doğrultuda, endüstriyel olarak üretilmiş olan insülin, tip-1 şeker hastalığında ve başka ilaçların yetersiz kaldığı tip-2 şeker hastalığı vakalarında ilaç olarak yararlanılır.

      İnsülinin yapısı hayvanlar arasında görece küçük farklara bağlı bir çeşitlilik gösterir ve insan insülinine en benzer yapıdaki insülin, arada tek bir aminoasit biriminin faklı oluşuyla, domuzların insülinidir. İnsülinin karbonhidrat metabolizması üzerindeki düzenleyici işlevinin etkinliği de insandan insana değişkenlik gösterebilmektedir.

      1869 yılında Berlin'de bir tıp öğrencisi olan Paul Langerhans, mikroskopla pankreasın yapısını incelerken, pankreasın dış salgı (ekzokrin) dokusunun içinde yayılmış ve daha önce belirlenememiş hücre kümelerine ulaşmıştır. Bir süre sonra Eduard Laguesse, daha sonraları "Langerhans adacıkları" diye adlandırılacak olan ve o dönemde işlevleri bilinmeyen bu hücreler için, sindirimde rolü olan bir salgı üretiyor olabilecekleri fikrini öne atmıştır. 1889'da Polonya asıllı Alman tıp doktoru Oscar Minkowski, Joseph von Mehring ile beraber yürüttükleri bir çalışmada, pankreasın sindirim üzerindeki bu öngörülmüş rolünü gösterebilmek için sağlıklı bir köpeğin pankreasını çıkarmıştır. Bundan birkaç gün sonra, Minkowski'nin hayvan bakıcısı tarafından köpeğin idrarının üstünde sineklerin uçuştuğu farkedilmiş ve köpeğin idrarı test edildiğinde de içinde şeker olduğu ortaya çıkmıştır. Bu, pankreas ve şeker hastalığı arasındaki ilişkiyi ortaya koyan ilk ipucu olmuştur. 1901 yılında ise, Eugene Opie'nin Langerhans adacıkları ile şeker hastalığı arasındaki ilişkiyi "Şeker hastalığının nedeni, Langerhans adacıklarındaki harabiyettir ve yalnızca bu adacıkların kısmen ya da tamamen harabolmasıyla gelişir" cümlesi ile açıkça ortaya koymasıyla, bir başka önemli gelişme söz konusu olmuştur..

      İnsülin

      Sonraki 20 yıl boyunca, adacıkların salgılarını toplayıp, ilaç olarak kullanmak için birçok çalışma gerçekleştirilmiştir. 1906 yılında, George Ludwig Zuelzer köpeklerin pankreas özütüyle iyileştirilmesinde kısmen başarı sağlamış fakat çalışmalarını devam ettirememiştir. 1911'le 1912 yılları arasında, Şikago Üniversitesi'nden E. L. Scott sulandırılmış pankreas özütlerini kullanmış ve glikozüride hafif bir azalma gözlediğini not etmiştir ama şefini ikna edememiş ve araştırması da sonlandırılmıştır. 1919'da ise Rockefeller Üniversitesi'nden Israel Kleiner benzer etkileri göstermiştir ama o da I. Dünya Savaşı sebebi ile kesilen çalışmalarına bir daha devam edememiştir. Romen Tıp Okulu'nda fizyoloji profesörü olan Nicolae Paulescu, Fransa'da sürdürülüp Romanya'da da patenti alınmış benzer bir çalışmayı 1921'de yayımlamıştır ve o zamandan beri de Romenler, insülini keşfeden kişi olma ünvanının Nicolae Paulescu'ya ait olduğunu savunmuştur.

      ]]>
      İnsülin Direnci Nedir https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci-nedir.html Sun, 09 Dec 2018 04:50:54 +0000 İnsülin direnci nedir, pankreastan salınan insülin hormonu yağ, kas ve karaciğer gibi kan şekeri kullanan dokulara şekerin kullanılmasını ve alınmasını sağlayan bir hormondur. Dokularda insülin direnci bulunuyorsa İnsülin direnci nedir, pankreastan salınan insülin hormonu yağ, kas ve karaciğer gibi kan şekeri kullanan dokulara şekerin kullanılmasını ve alınmasını sağlayan bir hormondur. Dokularda insülin direnci bulunuyorsa şekerin dokular tarafından kullanılması, alınması ve yakılması güçleşir. Bu insülin salınımını arttırır. Yani pankreas daha fazla çalışarak, daha fazla insülin üretmeye başlar. Bu vücutta açlığa, daha fazla yemek yemeye sebep olarak kısır bir döngüye neden olur. Bu insülin rezervinin azalmasına ve hipertansiyon, obezite, ateroskleroz gibi kronik seyirli hastalıkların oluşumuna zemin hazırlar. İnsülin direncinin toplum içinde artması teknoloji alanındaki gelişmelerle bağlantılıdır. Ulaşımda araçların kullanılması, masa başı çalışmaları, bilgisayar ve televizyon karşısında uzun zaman geçirilmesi vücuttaki yağ oranını arttırmakta ve insülin direncine zemin hazırlamaktadır. İnsanların kalorisi yüksek hazır gıdaları tüketmesi rahatsızlığın oluşmasını hızlandırmaktadır.

      İnsülin direncinin oluşma sebebi nedir

      İnsülin direncinin oluşması sağlıksız beslenme koşullarından, hareketsiz yaşam tarzından ve genetik yatkınlık sonucunda meydana gelir. En sık yaşanma sebebi genetik yatkınlık olsa da, günümüzdeki beslenme koşullarının hazır gıdalardan oluşması ve kişilerin daha az hareket ederek yaşamlarını sürdürmesi nedeniyle, insülin direnci toplumu yaygın olarak etkileyen bir sorun haline gelmiştir.

      İnsülin direnci ve kilo problemleri

      İnsülin direncinin bulunması kişilerin kilo vermesini zorlaştırmaktadır. Bu sorunu yaşayan kişiler daha fazla acıkmakta ve çabuk yorulmaktadır. Bunun yanında sabırla yapılan beslenme programı, düzenli spor yapma gibi etkinlikler insülin direncinin kırılmasına neden olur. Bu kişiler hayat boyu diyetlerini ve hareketlerine dikkat etmelidir.

      İnsülin direncinin belirtileri nelerdir

      • Kişilerin çabuk acıkması ve geç doyması
      • Ellerde ve ayaklarda titreme olması
      • Soğuk terleme ve baygınlık hissi
      • Tatlıya aşırı düşkünlük
      • Kilo artışı gözlenen kişilerin, ailesinde de diyabetli ve kilolu kişilerin olması halinde insülin direnci araştırılmalıdır.
      İnsülin Direnci Nedir

      Bu belirtiler rahatsızlığın en belirgin özellikleridir. Kişilerin kilo verememekten yakınması ve kilolarından şikayetçi olması insülin direnci başta olmak üzere bununla ilişkili hastalıklar açısından taranmalıdır.

      İnsülin direnci hangi hastalıkların oluşumuna zemin hazırlar

      Yapılan araştırmalar rahatsızlığın kanser ve obezite arasındaki ilişkiyi saptamıştır. Aynı zamanda kalın bağırsak, pankreas, yemek borusu, safra yolları, yumurtalık, rahim, tiroit, prostat, lenf kanseri riskini arttırdığı bilinmektedir. Şeker hastalığı, lipid yüksekliği, karaciğer yağlanması, hipertansiyon, inme, polikistik over gibi hastalıklar üzerinde de etkisi bulunmaktadır. En son araştırmalarda Alzheimer ile bağlantısı olduğu da saptanmıştır.

      İnsülin direnci nasıl tedavi edilmelidir

      Hastalığın tedavisi için öncelikle bunu oluşturan etkenlerin belirlenmesi ve bunların tanınması gerekir. Yaşam tarzında değişiklik, düzenli egzersiz programı, kalorilerin harcanması, vücutta bulunan yağ oranının düşürülmesi ve sağlıklı beslenme koşullarının yaratılması gerekir. Kişilerde sağlıklı beslenme ve egzersiz programlarının uygulanmasıyla insülin direnci % 60 oranında iyileştirilebilmektedir. Bu aşamada ilaç tedavisi ile destekleyici çalışmalar yapılabilir. Fakat tek başına ilaç tedavisi uygulanması insülin direncini tedavi etmez. Kişilerin düzenli bir şekilde spor yapması durumunda insülin direncinin olmaması gerekir. Bu durumda rahatsızlığı yaşayan kişilerin genetik açıdan taranması gerekir.

      ]]>
      İnsülin Direnci https://www.insulindirenci.gen.tr/insulin-direnci.html Sun, 09 Dec 2018 17:39:02 +0000 İnsülin direnci, vücudumuzda ki hücrelerin insüline karşı duyarsız hale gelmesidir. İnsülin pankreasın beta hücrelerinden salgılanan bir hormondur. Bu hücreler pankreasta Langerhans adacıklarında yer almaktadır. Buradan salgıla İnsülin direnci, vücudumuzda ki hücrelerin insüline karşı duyarsız hale gelmesidir. İnsülin pankreasın beta hücrelerinden salgılanan bir hormondur. Bu hücreler pankreasta Langerhans adacıklarında yer almaktadır. Buradan salgılanan insülin tüm vücudumuza dağılmakta ve bütün hücrelerimize glukoz molekülünün girşini sağlamaktadır. Bu sayede kan şekerimiz kontrol altında tutulmaktadır.

      İnsülin ayrıca hücrelerimizin büyümesini de kontrol etmektedir. İnsülin direncinde hücreler insüline karşı duyarsızlaşarak glukoz molekülünü hücre içerisine almamaktadır. İnsülin direnci olan kişilerde kan şekeri yükselmektedir. İnsülin hormununun fonksiyonu yitirmesi nedeniyle pankreastan daha fazla insülin salgılanmakta ve insülinin kan seviyesi de artmaktadır. İnsülin direnci olan kişilerde kan şekerini düşürmek için dışarıdan verilen insülin tedavisi etkili olmamaktadır. İnsülin direnci vücutta diyabetin yan etkilerinde artış ve kalp damar hastalıkları riskinde artışa neden olmaktadır.

      İnsülin Direnci
      İnsülin Direnci Neden Olur

      Her ne kadar genetik nedeler tam olarak açıklanamasa da bir çok araştırmada ırsi geçiş gözlenmiştir. Ayrıca bir çok ilaç da insülin direncine neden olabilmektedir. 

      1. Yüksek tansiyon kolesterol ve bel çevresinde ki yağlanma ile karakterize olan metabolik sendrom 
      2. Obezite 
      3. Hamilelik
      4. Stres ve depresyon
      5. Enfeksiyon
      6. Hareketsizlik ve kilo alımı
      7. Steroid kullanımı 
      gibi bir çok durum insülin direncine neden olabilmektedir.

      İnsülin Direnciyle Diyabet Arasındaki İlişki

      Tib2 diyabet ilerleyen yaşlarda obezite ile birlikte ortaya çıkan bir diyabet tipidir. İnsülin direnci tib2 diyabet gelişimini hızlandırır. Uzun yıllar kan şekeri ve kan insülin seviyeleri normal seyreden kişilerde aniden insülin direnci gelişebilir. Yüksek insülin seviyeleri genellikle obez,yüksek tansiyon ve kollestrolü olan kişilerde görülür. Kan şekeri seviyesi ile birlikte insülin seviyesinde ki artış insülin direnci tanısında önemlidir. İnsülin direnci olan kişilerde özellikle yemek yedikten sonra artan kan şekeri seviyesini dengelemek için pankreastan fazla miktarda insülin salgılanır. Fakat insülin vücuttaki hücreler üzerinde etkisiz olduğu için kan şekeri hızla yükselir. Tib1 ve tib2 diyabet ayrımın da kan şekeri seviyesinin yüksekliğinden daha çok kan insülin seviyesinin yüksekliği daha önemlidir.

      Karciğer Yağlanması ve İnsülin Direnci

      Karciğer yağlanması çoğunlukla insülin direnci olan kişilerde görülür. Vücutta artan glukoz yağ hücrelerine dönüştürülür. Buda karaciğerde yağlanma olarak ortaya çıkar. Karaciğer yağlanması karaciğer fonksiyonlarını bozar ve ilerleyen evrelerde siroz ve karaciğer kanserine neden olur.

      Cilt Lezyonları

      İnsülin direncin de artan kolesterol seviyeleri nedeniyle “Acanthosis  Nigricans” adı verilen cilt lezyonlarına rastlanır. Bu lezyonlar kahve çekirdeği görünümde olup bu lezyonlara özellikle eklem bölgelerinde rastlanır.
      Büyüme Anormallikleri
      İnsülin direncinin çocuklarda görülmesi çok daha ciddi tıbbi durumlara neden olabilir. Özellikle hormonel ve seksüel gelişim yavaşlar. Ayrıca glukoz hücre içerisine giremediğinden dolayı vücutta ki enerji ihtiyacı karşılanamaz. Bu nedenle boy kısalıkları,hipogonadizm gibi patolojiler görülür.

      İnsülin Direnci Nasıl Teşhis Edilir

      Risk faktörü taşıyan kişilerde hekim tarafından detaylı bir öykü alınır, fizik muayene ve basit labaratuvar testleriyle teşhis konulabilir. Kanda yüksek glukoz seviyesi ile insülin seviyesini aynı ayna yüsek bulunması tanı koydurucudur. Bazı durumlarda kan glukoz düzeyi normal iken insülin seviyesinin tek başına yükse]]>